Evliyaların büyüklerinden olan Abdülkadir Geylani Hz.leri Gavs ünvanını almıştır. Dört büyük veliden biridir. İsmi Gavsı Azamdır. Zaman diliminde ayrı bir saltanatı vardır. Velilerin her zaman diliminde özellikle yaşadıkları zaman diliminde vazifeleri ve ceryanları vardır. Bir velinin, kıyamete kadar olan zaman dilimi içinde mutlaka rüzgarı devam eder durur. Zaman dilimlerinde çok şiddetli ceryan atlamaları yapan veliler vardır. Her zaman diliminde zuhur etmek, o zaman dilimine ışık tutmak gibi bir takım özel ışımaları vardır. Bu özellikle Abdülkadir Geylani için çok geçerlidir. Zamanının her diliminde, her saatinde yaşayabilen bir sırra sahiptir. Abdülkadir Geylani Hz.leri doğuştan itibaren yüce bir veli olduğunu göstermiştir, daha bebekliğinden itibaren olağanüstü halleri görülmeye başlandı. Annesini, Ramazanda emmezdi. Abdülkadir Geylani Hz.leri, daha çocuk yaşında ilim öğrenmek için annesinden ayrılır Bağdata gider. Hz. Geylani Bağdatta talebeyken bir kıtlık çıkar. Geylani’nin annesi, Bağdat’a ticaret için giden bir adamla birkaç tepsi börek yapıp oğluna gönderir. O sıralarda Geylani Hz.leri onaltı yaşlarındaydı. Oradaki bütün talebeler, ekmek kırıntılarını suya batırıp karınlarını doyurmaya çalışıyorlardı. Yaşlılar daha da perişandı. Adam Geylaniye “Annen sana hediye gönderdi buradaki kıtlığı duydu”. der. Adam hadi buyur böreğini ye yüzünde renk kalmamış der. Geylani “ama ben bunu yiyemem benden daha aç ve güçsüz, yaşlı olanlar var ben önce onların kısmetlerini vereyim”der. En yaşlıdan başlayarak böreği dağıtmaya başlar, böreğin çoğunu dağıtır. Adam “yavrum yeter artık kalanını sen ye ” der. Geylani Hz.leri “benden güçsüzlere veriyorum” der. Ve son dilim böreğe kadar dağıtır böylece kendisi bir dilim yemeden böreğin hepsini dağıtır. Hz. Geylani, onlara böreği verdiği için müthiş bir sevinç duyar işte bu Ahlakı Muhammedin en önemli noktalarından biridir. O anda Hz. Geylaninin gönlünde ansızın Muhammed s.a.v in ceryanı yanıyor. İşte o zaman Gavsı Azam oluyor. Hz. Geylaninin, o böreği dağıtması dolayısıyla Allah, kendisine manada büyük bir saltanat vermekle beraber, maddedede büyük bir saltanat verir. Hz. Geylani, Peygamber efendimizden çok özel bir ricasıyla bütün müminlerin yardımına koşma izni almıştır. Hangi zaman diliminde olursa olsun şöyle buyurmuştur”Eğer bir mümin dara düşer ve dardan çıkmazsa benide çağırmazsa kıyamette davacı olacağım, niçin beni çağırmadın diye”. Bu kadar müminlerin zaman dilimleri ötesindeki dertleriyle meşgul olan, tam bir Muhammedi ahlaka sahip ciddi, yüce bir Velimizdir. Abdülkadir Geylani Hz.leri hem Hz. Hasan kanalıyla hem Hz.Hüseyin kanalıyla seyyiddir. Hz. Geylani Hz.leri nefsini çok büyük terbiyeden geçirmiştir. Yirmibeş sene uzlete çekilip Allah’a ibadetle meşgul olmuştur. Nefsi açım açım dedikçe o nefsinin arzusunu yerine getirmemiş “her zorluğun bir kolaylığı var” demiştir. Hızır A.s kendisine arkadaşlık eder. Hz. Geylani “Nefs ne kadar terbiye edilmiş görünsede günün birinde tuzak kurabilir, bunun içinde devamlı surette gönülleri zikirle yüksek dozda tutar ve nefsin kendine has pisliklerini çelme takar, nefsin sürekli baskı altında tutulmasın lazımdır” der. Allah bizlere bu yüce Velinin şefaatlerini nail etsin inşallah.